Kalp
- 29 May 2024
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 Haz 2024

‘Kalp’ kelimesi yaşamsal bir organ olarak bilimsel verilerle uzun uzun açıklanırken ; kardiyoloji uzmanlarınca mucizevi ritmik değerlerle ifade edilirken , bazen kafalarda küçük bir ‘simge’ belirebilir, günümüz hızlı tüketim dünyasında sosyal medya mecrasında önemlİ hissettiren kalp gönderilir , bazen de kalp kelimesi romantik cümlelerin arasında ağır bir dille edebiyatla birleşir. Tasavvuf yolunda ise hayat yolculuğunda ‘kalp gözü’ kavramından bahsedilir . Kalbin fizyolojisine bakıldığında tüm hücrelere kan akışı sağlayan , bunu yaparken kendini de besleyebilen tek organdır . Vücutta atardamarlar ve toplardamarlardaki oluşan muazzam bir biyolojik döngünün yapıtaşıdır . Dengeli bir akışta vücut sistemi sağlığını korur . Akış var olduğunda hayatta herşey dengededir . Mutlu bir yaşam dengesi için akışın ritmi önemlidir. Kalbi eğitmek kavramına bakıldığında ise insanın kendini kontrol etmesi gibi ; kas hafızasını yönetmek gibi üzerinde çalışılarak kalp kası eğitilip güçlendirilebilir . Biyolojide kalplerimiz değişen koşullara koşulsuz bir şekilde uyumlanabilen bir organdır . Kalp isteklere ritmik bir şekilde yanıt verebilme yeteceğine sahiptir . Fizyolojisinde egzersiz sırasında kalp atımı hızlanır ; dokulara oksijen iletimi daha fazla olur , bu sayede kaslar oksijeni daha etkin kullanır . Zamanla bir maraton koşucusunun dinlenme halindeki kalp atışının daha hareketsiz birinin kalp atışına göre daha düşük olduğu bilimsel verilerle açıklanmıştır . Aslında burada zorlu koşullara daha düzgün pompalanmak için idareli kullanım şeklinde terbiye edilmesi ile açıklanabilir . Tıpkı insanoğlunun hayat denen maratonda değişen düzenlerde , zorlu yollardan geçerken kendini bu koşullara alıştırması ve sonucunda psikolojik olarak sınırları genişlemiş ; daha düşük tepkiler veren esnek bir insana dönüşmesi gibi . Kalbin dengesi bozulduğunda ‘kalp krizi’ yaşanır . Hayatta aşırıya kaçan her duygunun zıddına dönüşmesi gibi bir döngü yaşanır . Tıpkı aşırı güldüğünüzde gözlerden yaş gelmesi gibi , çok fazla ilgi gösterirseniz karşı tarafın boğulması gibi ilişki matematikleri vardır . O halde hayatta alma verme dengesinin muazzamlığını kocaman bir manifesto olarak kalplerimize ; beynimize kazıyalım . Vücutta hücreler ne yaptıklarını bilir ama bazen zorlanmaları gerekir . Tıpta kullanılmama atrofisi denilen kavramda kullanılmayan , hareket etmeyen herşey işlevini yitirir . Kalbinde duygu beslemeyen insana kalpsizsin demek bu şekilde açıklanabilir . ‘Kalbi açmak’ derken korkmadan sevmek , bir adım atmak , bazen kırılmayı göze almak , yeniden tamir etmek için ise önce kendini beslemeyi bilmek yani iyileşmek için bile harekete geçmek gerekir . Kalp kendine de kan pompalayan bir organ olarak bize ‘kendine yetmek ‘ yönünde ilham olabilir . Akışa uyup başkalarına faydalı olabilmek için önce kendini beslemen gerekir Güçlü bir kalp İçin egzersize ihtiyaç vardır . Ölen kalp hücreleri ‘skar’ şeklinde kalabilir ; tıpki kalbin kendine has bu hafızası şeklinde açıklanan bazı kişilerin olayların kaplerde izi kalması gibi . En umut verici kavram ise kalbin kendini sürekli düzeltmeye meyilli hareketli bir organ oluşudur . Tıpta ‘kırık kalp sendromu ‘ denilen tabloda kalbin şekli bile değişir ; tablo düzeldiğinde organ eski haline döner . Hayata ; değişen koşullara uyum sağlayarak ; değişip şekillenerek ,daha iyisini yapma şansımız herzaman vardır .



Yorumlar